Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

"Çocuğum neden “akılsız” davranıyor?"

Uz. Psk. Ceren Koç

Paylaş

 

Takip et

 

Ergenlik dönemindeki çocuğunuzun anlayamadığınız şekilde “akılsızca” davrandığını düşünüyor olabilirsiniz. Ergenlik döneminde beynin frensiz bir araba gibi hareket ettiğini unutmamak gerekir.

Bu dönemde beynin risk alma, dürtülere göre hareket etme ve yeni deneyimler arayışından sorumlu daha ilkel olan kısımları oldukça gelişmiştir. Ancak plan yapma ve mantık yürütme kısımları henüz gelişmiş değildir. Bu sebeple ergenler durup düşünme, davranışlarına yön verme ya da davranışlarının sonuçlarını hesaplama konularında yetersizdirler.

1970’li yıllarda beynin gelişiminin 3 yaşında tamamlandığı düşünülmekteydi. Oysa bugün biliyoruz ki beyin gelişimi ergenlik dönemi boyunca, hatta genç yetişkinlik dönemine kadar devam etmektedir.

Özellikle ergenlik döneminin beyin gelişimi açısından oldukça aktif ve önemli yıllar olduğu görülmektedir.

Beynin temel olarak korku ve saldırgan davranışlardan sorumlu ilkel kısımları; dürtülerimizi, duygularımızı ve tepkilerimizi kontrol etmemizi sağlayan ileri düzeydeki kısımlarından daha önce gelişmektedir.

Araştırmalar ergenlerin beyinlerini yetişkinlerden farklı kullandıklarını göstermektedir. Problem çözme, stres verici bir sorunla başa çıkma ya da mantık yürütme konularında yetişkinlerden farklı davranmaktadırlar.

Beynin “Davranışımın sonucu ne olur?” ya da “Bu mantıklı bir karar mı?” sorularını soran kısmını az kullanmaktadırlar; bu durum beyinlerinin plan yapma ve mantık yürütme kısmı hiç olmadığından değil, o kısma yetişkinlerden daha yavaş ulaştıkları içindir.

Beyin gelişimlerinin bulunduğu aşamadan ötürü ergenler genellikle dürtülerine dayanarak hareket ederler. Bu nedenle sosyal kuralları yanlış okuyabilir, kavgaya karışabilir, alkollü araç kullanma gibi riskli davranışlar gösterebilirler.

Klinik ortamda sıkça ailelerden duyduğumuz bir konudur çocuklarının “akılsız” davranması. Ebeveynler ergenlik dönemindeki çocuklarının neden bu kadar risk aldığını ve mantıklı davranmadığını anlamakta güçlük çekerler.

Böyle durumlarda ailelerin çocuklarının geçirdiği yaş dönemini göz önünde bulundurmaları önemlidir. Onlardan her durumda yetişkin gibi davranmalarını beklemek ebeveynlerin hayal kırıklığına uğramasına ve aile içi çatışmaların artmasına sebep olacaktır.

Çatışmanın yoğun olduğu durumlarda ise profesyonel yardım almak aile içi iletişimin güçlendirilmesinde yardımcı olacaktır. 

 

Ana Sayfa         Hakkımızda        Takip et        Ara        İletişim

 
Tüm Hakları Saklıdır. www.ruhsalgazete.com 2017                 Tasarım ve Yazılım Bayram İLYASOĞLU